Fatih Terim'in milli takimdan istifa edisini acikladigi gunden bugune kac gun gecti tam olarak kestiremiyorum. Henuz bu konuda TFF'nunun bir aksiyonu yok, yada o kadar sesiz ve derinden operasyon yapiyorlarki kimse farkinda degil. Ulusal medyamiz bu konuda derin bir kis uykusuna yatmis gibi gozukuyor. Insan Haziran, Temmuz aylarindaki gerceklesen hayalli transfer haberlerini hatirladikca ulkemin medyasina ne oldu diye sormaktan edemiyor.
Gecen gun bir arkadasima birkac soru sordum tam cevaplari alamadim size de sormak istedim :
- Gectigimiz yil Isvicre'de duzenlenen Avrupa sampiyonasinda son 4'e hangi takimlar kalmisti ?
- Bu takimlardan hangileri onumuzdeki sene Haziran ayinda duzenlenecek Dunya Kupasi'na katilma sansini elde edemedi ?
- Peki bu takimlarin teknik direktorlerinden hangisi medya ve bir kisim kendini bilmez insan yuzunden ulusal takimdaki gorevinden ayrildi ?
- Ve isin ilginc yani istifa eden Ulusal Takim teknik direktorunun koltugu icin hangi adayin ismi en on sirada medyaya sizdi ?
Ee simdi ben fark goremiyorum ya sen mi demeliyim ? Yada bu ne perhiz bu ne lahana tursusu mu?
Halla israrliyim Ulusal Takimlari (ozellikle bizim mantik dusuncemizde olan Ulkeler icin) o ulkenin vatandasi yonetmelidir, nedeni dogru iletisim, ortak dusunce aliskanliklari, kulturel ve sosyopolitik dengeleri bir yabancinin cozmesi icin gereken sure ve buna tahamulu sifir olan yerel medyamizdir.
Showing posts with label Fatih Terim. Show all posts
Showing posts with label Fatih Terim. Show all posts
Tuesday, December 15, 2009
Sunday, October 11, 2009
Yagmurlu bir Zurih Aksamiydi
Tipki bir onceki aksam gibi, yanlizligimin doruklarinda yagmur vardi... Estonya istedigimiz sonucu elde edemeyince bizim macin havasi kacik gazozdan farki kalmamisti bende izlemedim. Daha dogrusu izleyip sinir olmak istemedim, klasik F.Terim dusmanligini disa vurabilecekleri ani gormek istemedim belkide uzun zamandir dusledikleri ani bulmuslardi cunku.. Icimizdeki irlandalilara tahamulum yok benim.
25 Haziran 2008 gunu kardesimle birlikte St.Jakops Parktaki yerimizi aldigimizda turnuvadaki 6.macimizi izlemenin heyacani ve hakli gururu icersindeydik, bir aydir inanilmaz maclar izlemis milli takimimiz futbolundan cok aldigi skorlar ile bizi gurulandirmisti. Sakat ve cezalilar sebebiyle 14 kisilik kadrodan hangi 11'in cikabilecegi uzerine yol boyunca yorumlar yapmis Viyanada Hirvatistan macindan birgun once dev ekrandan izledigimiz Almanya'nin Portekiz karsisindaki oyunu (ki turnuvada oynadiklari tek mactir) umutlarimizi bir nebze olsun golgeler haldeyken ben macin skorunun 1-0 lehimize olacagi kanisina bir anda kapilmistim. Milli marslar esnasinda cevremizde hicbir Turk'un olmadigini fark ettigimizde binlerce Almanin icersinde daha farkli duygularla bagira cagira marsimizi okuyup yerimize oturduk, aslinda fiziken yerimize oturmus olsakta icimiz kipir kipir sahada kosar haldeydi... Tahminimize yakin bir dizilisle sahaya cikan takimimiz maca oyle bir basladiki etrafimizi saran butun almanlar bir anda sus pus halde maci izler hale donustu.... Hikayenin devamina gerek yok bunu burda neden yazdigimida tam olarak bilemiyorum ama o maci hala bazen ruyalarimda oynarim.. O gun oynadigimiz futbol ile kaybetmeyi hakketigimizi hic dusunmuyorum ve mactan gogsumuzu dik cikartan bu milli takim ve hocasini Bursa'da dogduklarina pisman edeceklerimden suphem olmadigi icinde maci izlemedim.
Biz basladigi gunden bu yana tum dunya kupalarina katilmis bir ulusun cocuklariyiz, surdurulebilir basarilarimiz ve sisteme dayali yonetim organizasyonlarimiz oldugundan katildigimiz her ulusal kupada en asgari yari final oynamaya alismis insanlariz, bu sebepledirki hayal kirikligimiz sonsuzdur.. Ligimizin kalitesi Avrupada ilk ucde tum yetkin kisiler tarafindan tartismasiz olarak kabul edilmekte olup, korkunc bir altyapi organizasyonuna sahip olmamiz sebebiyle cok genis kadrolara ve varyasyonlara haizizdir. Ornegin milli defansimizda Servet, Gokhan ve Emre Asik olmadigi zamanlarda kimi oynatacagimizi gunlerce dusunebilecek bir derinlige sahiptir bu ulke...Taraftarimiz kesinlikle kufur etmez yetistirdigi degerlere sonuna kadar sahip cikar bu sebepledir ki futbolcularimizda birer kultur atesesidir, profesyonel yasarlar en az iki yabanci dil konusabilirler, avrupada bizden sonra deger siralamasinda yuksekte bulunan liglerin yildiz takimlarinda banko oynarlar ve seyahatlerde kitap okurlar.
Ikinci geldiginde Galatasaray'da ne kadar basarisiz olsanda kalman gerektigine inanan azinliktakilerden olarak bugun gitmeninde ayni oranda hatali olacagi kaygisindayim.. Supriz beklemiyorum, bizim ulkemiz maalesef boyle iste bu sebeptendirki zaten o ulkedede yasamiyorum, sinirlerim kaldirmiyor bazen.. Seni seviyorum Imparator, mutlaka baska bir yerde denk gelmek uzere simdilik hoscakal.
25 Haziran 2008 gunu kardesimle birlikte St.Jakops Parktaki yerimizi aldigimizda turnuvadaki 6.macimizi izlemenin heyacani ve hakli gururu icersindeydik, bir aydir inanilmaz maclar izlemis milli takimimiz futbolundan cok aldigi skorlar ile bizi gurulandirmisti. Sakat ve cezalilar sebebiyle 14 kisilik kadrodan hangi 11'in cikabilecegi uzerine yol boyunca yorumlar yapmis Viyanada Hirvatistan macindan birgun once dev ekrandan izledigimiz Almanya'nin Portekiz karsisindaki oyunu (ki turnuvada oynadiklari tek mactir) umutlarimizi bir nebze olsun golgeler haldeyken ben macin skorunun 1-0 lehimize olacagi kanisina bir anda kapilmistim. Milli marslar esnasinda cevremizde hicbir Turk'un olmadigini fark ettigimizde binlerce Almanin icersinde daha farkli duygularla bagira cagira marsimizi okuyup yerimize oturduk, aslinda fiziken yerimize oturmus olsakta icimiz kipir kipir sahada kosar haldeydi... Tahminimize yakin bir dizilisle sahaya cikan takimimiz maca oyle bir basladiki etrafimizi saran butun almanlar bir anda sus pus halde maci izler hale donustu.... Hikayenin devamina gerek yok bunu burda neden yazdigimida tam olarak bilemiyorum ama o maci hala bazen ruyalarimda oynarim.. O gun oynadigimiz futbol ile kaybetmeyi hakketigimizi hic dusunmuyorum ve mactan gogsumuzu dik cikartan bu milli takim ve hocasini Bursa'da dogduklarina pisman edeceklerimden suphem olmadigi icinde maci izlemedim.
Biz basladigi gunden bu yana tum dunya kupalarina katilmis bir ulusun cocuklariyiz, surdurulebilir basarilarimiz ve sisteme dayali yonetim organizasyonlarimiz oldugundan katildigimiz her ulusal kupada en asgari yari final oynamaya alismis insanlariz, bu sebepledirki hayal kirikligimiz sonsuzdur.. Ligimizin kalitesi Avrupada ilk ucde tum yetkin kisiler tarafindan tartismasiz olarak kabul edilmekte olup, korkunc bir altyapi organizasyonuna sahip olmamiz sebebiyle cok genis kadrolara ve varyasyonlara haizizdir. Ornegin milli defansimizda Servet, Gokhan ve Emre Asik olmadigi zamanlarda kimi oynatacagimizi gunlerce dusunebilecek bir derinlige sahiptir bu ulke...Taraftarimiz kesinlikle kufur etmez yetistirdigi degerlere sonuna kadar sahip cikar bu sebepledir ki futbolcularimizda birer kultur atesesidir, profesyonel yasarlar en az iki yabanci dil konusabilirler, avrupada bizden sonra deger siralamasinda yuksekte bulunan liglerin yildiz takimlarinda banko oynarlar ve seyahatlerde kitap okurlar.
Ikinci geldiginde Galatasaray'da ne kadar basarisiz olsanda kalman gerektigine inanan azinliktakilerden olarak bugun gitmeninde ayni oranda hatali olacagi kaygisindayim.. Supriz beklemiyorum, bizim ulkemiz maalesef boyle iste bu sebeptendirki zaten o ulkedede yasamiyorum, sinirlerim kaldirmiyor bazen.. Seni seviyorum Imparator, mutlaka baska bir yerde denk gelmek uzere simdilik hoscakal.
Labels:
Fatih Terim,
Milli Takim
Friday, September 18, 2009
Siparis uzerine....
Blogumu takip eden degerli bir okurumdan (zaten tahminim su anda sadece bir okurum var) gelen talep dogrultusunda M.Denizli ve F.Terim analizi yapmam istenmis detayli analizleri severim ama su siralar o kadar salak sacma islerle ugrasiyorum ki tam layiki ile bir analiz olamayacagindan birkac gunluk af istiyorum. Ancak Bosna-Hersek macindaki F.Terim'in yuzunu ve Cumartesi gunku derbide M.Denizli'nin durusunu gordukten sonra son bir haftadir yazip yazmamak konusunda icim icimi kemiriyor...
Once M.Denizli'den baslamak istiyorum cunku icim icimi kemiriyor, derbideki durusu ve yuzu 1 haftadir aklimdan cikmiyor... Benim cocuklugum onun %51'leri ile dolu oldugundan ve tuttugum takim ile Avrupa'da bir yari final oynamisligindan oturu rakip takimlari calistirmis olsada herzaman sempati ile baktigim bir insandir, belki memleket konusundan da ihtimas geciyor olabilirim, yada su anda yasadigim ulkenin o zaman icin en prestijli takimina deplasmanda 3-0 kaybettikten sonra Istanbul'da 5 atariz deyip yaptigi icinde ayri bir sempatim olmus olabilir, bilemiyorum...Bence M.Denizli bu sene BJK'yi kesinlikle tekrar calistirmak istemiyordu ve beynen kendisini bu yonde hazirlamisti (sezon sonundaki aciklamalari vs.) dolayisi ile bence hala kafasi tam olarak bu seneye konsantre degil. Gecen sene kaybedilen puanlar sonrasinda bile gulen yuzuyle ve aciklamalariyla cok farkli bir sinerji yaratan adam gitmis mac sonunda resmen dokunsan aglayacak duruma gelen, cokmus, gozleri dolu bir M.Denizli gormek acikcasi bir Turk futbol severi olarak hosuma gitmedi. Ozellikle Galatasaray'in ikinci golunden sonraki yuzunu ve yikilmisligini o gunden beri aklimdan cikaramiyorum. Denizli'nin sampiyonluk formulasyonu ile ilgili Sn. Meleke super bir analiz yapmis ilgilenenler ve okumayanlar linkten takip edebilirler, bende bu sezon ligin 80'li puanlara ulasacagini ongordugumden sampiyonluk konusunda Besiktas'i pek iddiali bulmadigimi eklemek istiyorum.
Ancak, MUtd macinda gercek M.Denizli profilini gordugumude belirtmeden gecmeyecegim dolayisi ile hocam %51'lerde olmasada sezon boyunca suprizleri ile bizi sasirtmaya devam edecektir tabi yonetim ve BJK tribunleri sabir gosterebilirlerse...!
Fatih Terim konusunu baska yaziya saklayalim cunku o konuda ayri birkac paragrafa ihtiyacim var ve bu yazi yeterince uzun oldu :)
Once M.Denizli'den baslamak istiyorum cunku icim icimi kemiriyor, derbideki durusu ve yuzu 1 haftadir aklimdan cikmiyor... Benim cocuklugum onun %51'leri ile dolu oldugundan ve tuttugum takim ile Avrupa'da bir yari final oynamisligindan oturu rakip takimlari calistirmis olsada herzaman sempati ile baktigim bir insandir, belki memleket konusundan da ihtimas geciyor olabilirim, yada su anda yasadigim ulkenin o zaman icin en prestijli takimina deplasmanda 3-0 kaybettikten sonra Istanbul'da 5 atariz deyip yaptigi icinde ayri bir sempatim olmus olabilir, bilemiyorum...Bence M.Denizli bu sene BJK'yi kesinlikle tekrar calistirmak istemiyordu ve beynen kendisini bu yonde hazirlamisti (sezon sonundaki aciklamalari vs.) dolayisi ile bence hala kafasi tam olarak bu seneye konsantre degil. Gecen sene kaybedilen puanlar sonrasinda bile gulen yuzuyle ve aciklamalariyla cok farkli bir sinerji yaratan adam gitmis mac sonunda resmen dokunsan aglayacak duruma gelen, cokmus, gozleri dolu bir M.Denizli gormek acikcasi bir Turk futbol severi olarak hosuma gitmedi. Ozellikle Galatasaray'in ikinci golunden sonraki yuzunu ve yikilmisligini o gunden beri aklimdan cikaramiyorum. Denizli'nin sampiyonluk formulasyonu ile ilgili Sn. Meleke super bir analiz yapmis ilgilenenler ve okumayanlar linkten takip edebilirler, bende bu sezon ligin 80'li puanlara ulasacagini ongordugumden sampiyonluk konusunda Besiktas'i pek iddiali bulmadigimi eklemek istiyorum.
Ancak, MUtd macinda gercek M.Denizli profilini gordugumude belirtmeden gecmeyecegim dolayisi ile hocam %51'lerde olmasada sezon boyunca suprizleri ile bizi sasirtmaya devam edecektir tabi yonetim ve BJK tribunleri sabir gosterebilirlerse...!
Fatih Terim konusunu baska yaziya saklayalim cunku o konuda ayri birkac paragrafa ihtiyacim var ve bu yazi yeterince uzun oldu :)
Labels:
BJK,
Fatih Terim,
Mustafa Denizli
Monday, September 7, 2009
Bosna-Hersek Maci
Estonya ile oynadigimiz mac ile ilgili herhangi bir teknik taktik analiz yapma niyetinde degilim, zaten ulkemde bu konulari teknik direktorlerden daha cok bilen birkac milyon adam var. Ben sadece izledigim milli takimi ve mac sonunda Sn.Fatih Terim'in mimikleri ve vucut diline bakarak bu maci alacagimizi dusunuyorum... Nerden cikardin? kardesim kahinmisin diye dusunenleriniz olmustur eminim. Isim nedeniyle vucut dili olarak tabir ettigimiz ve olaylar karsisinda insanin verdigi tepkileri gozlemlemek ozel ilgi alanima girmektedir, ayni zamanda Fatih Terim'in iyi bir gozlemcisiyim son 15 yildir nedenini merak eden varsa hocanin bazi yaklasimlarini ve soylemlerini futbol disi hayatimda hep ornek teskil etmis olmam vardir... Bu ulkede cok seveni yaninda bir o kadar da nefret eden ve tepki gosteren insan oldugunu biliyorum ama zaten o kesim benim hayat tarzimda hicbir zaman hedef kitle teskil etmemistir buda ayri bir yazi konusu olabilir ileride.
Neyse analizime geri doneyim, Euro08 deki beyaz gomlek tekrar geri cikmis, gollerden sonraki tepkileri ve oyuna bakis acisi.. mactan sonraki demeci ve kazanamazsak Bosna'yi tebrik etmemiz gerekir soylemi sonucunda carsamba gunku galibiyete guvenim tam. Ancak futbol bu hakli cikmayada bilirim, o zaman tarihinde ilk kez dunya kupasina gitme sansi yakalayan rakibimizi gonulden alkislayip, ilk basvuru sonucumda onaylanan 2010 dunya kupasi follow my team biletlerim icin bir soguk su icecegim.
Neyse analizime geri doneyim, Euro08 deki beyaz gomlek tekrar geri cikmis, gollerden sonraki tepkileri ve oyuna bakis acisi.. mactan sonraki demeci ve kazanamazsak Bosna'yi tebrik etmemiz gerekir soylemi sonucunda carsamba gunku galibiyete guvenim tam. Ancak futbol bu hakli cikmayada bilirim, o zaman tarihinde ilk kez dunya kupasina gitme sansi yakalayan rakibimizi gonulden alkislayip, ilk basvuru sonucumda onaylanan 2010 dunya kupasi follow my team biletlerim icin bir soguk su icecegim.
Labels:
Bosna-Hersek,
Fatih Terim,
Milli Takim
Subscribe to:
Posts (Atom)